TÜBİTAK Projesinin Reddedilmesine Neden Olan En Yaygın Hatalar

TÜBİTAK Projesinin Reddedilmesine Neden Olan En Yaygın Hatalar

Bir sanayi firmasının yönetim toplantısında TÜBİTAK’tan gelen ret yazısı okunduğunda masada oluşan sessizliği, Bursa’daki ofisimizde defalarca dinledik; çünkü o yazının arkasında aylarca süren mühendislik emeği, hafta sonlarına taşan rapor yazımı ve ekibin “bu kez olacak” diyen umudu bulunur. KLN Danışmanlık olarak bu dosyaları tek tek incelediğimizde gördüğümüz tablo şaşırtıcı biçimde tutarlıdır: projelerin büyük bölümü fikir zayıf olduğu için değil, fikrin değerlendirme mantığına uygun biçimde anlatılamaması nedeniyle elenir. Bu yazıda TÜBİTAK hibe ve Ar-Ge destek danışmanlığı sahasında en sık karşılaştığımız hataları, reddedilen ve desteklenen dosyaları yan yana koyarak ve her hatanın arkasındaki gerçek nedeni açıklayarak ele alıyoruz.

TÜBİTAK destek başvurularında en sık elenen projelerin ortak zayıf noktaları
Elenen projelerin büyük kısmı, birbirini tekrar eden birkaç yapısal zayıflığı paylaşır.

Uluslararası hibe literatürü de aynı sonuca işaret eder; Locke ve arkadaşlarının klasik çalışmasına dayanan common reasons proposals are rejected derlemesi, reddedilen önerilerin şaşırtıcı ölçüde küçük ve tanıdık bir hata kümesinde toplandığını, bunların başında yanlış kuruma başvurmak, yönergelere tam uymamak ve projenin bir veya daha fazla unsurunu açıkça tarif edememek geldiğini anlatır. KLN Danışmanlık ekibinin TÜBİTAK dosyalarında gözlemlediği tablo bu çerçeveyle büyük ölçüde örtüşür.

Reddedilen ve Desteklenen Dosyalar Arasındaki Fark

Bir proje dosyasını bir köprüye benzetmek, hataların neden bu kadar pahalıya mal olduğunu anlamayı kolaylaştırır: teknik belirsizlik, iş paketleri, ekip, bütçe ve ticarileşme bu köprünün ayaklarıdır ve hakem, tek bir ayağın eksik olduğunu gördüğünde diğerlerinin ne kadar sağlam olduğuna bakmadan köprünün yük taşıyamayacağı sonucuna varır. KLN Danışmanlık olarak destek başvurularında en sık elenen projelerin ortak zayıf noktaları üzerine yaptığımız incelemelerden derlediğimiz aşağıdaki tablo, değerlendirmede belirleyici olan alanlarda iki dosya tipinin nasıl ayrıştığını özetler.

Değerlendirme alanı Reddedilen dosyada görülen Desteklenen dosyada görülen
Program seçimi Firma ölçeği ve proje bütçesiyle uyumsuz çağrı Ölçek, süre ve teknik olgunlukla eşleşen program
Ar-Ge niteliği Rutin mühendislik veya kapasite artışı Açıkça tanımlanmış teknik belirsizlik ve hipotez
Yenilik “Ürünümüz yenilikçidir” cümlesi Rakip çözümlerle sayısal teknik karşılaştırma
İş planı Genel ve ölçülemeyen görev başlıkları Çıktısı, sorumlusu ve başarı ölçütü belli iş paketleri
Bütçe Teknik plandan bağımsız alışveriş listesi Her kalemi bir faaliyete bağlanmış gerekçeli bütçe
Ticarileşme Dayanaksız satış ve ihracat tahmini Müşteri verisi ve gerçekçi gelir senaryosu

En Yaygın Hatalar ve Arkalarındaki Gerçek Nedenler

1. Yanlış programa başvurmak ve teknik belirsizliği gösterememek

Ret gerekçelerinin başında, projenin daha ilk adımda yanlış programa yönlendirilmesi gelir; KOBİ ölçeğindeki bir firmanın büyük ölçekli kuruluşlara yönelik çağrıya ya da tersine büyük bir sanayi şirketinin uygun olmayan bir programa başvurması, içerik ne kadar güçlü olursa olsun dosyayı zayıflatır ve bu nedenle 1501 ve 1507 program karşılaştırması yapılmadan yazıma başlanmamalıdır. İkinci büyük sorun, OECD’nin Frascati Manual çerçevesinde tanımlanan Ar-Ge ölçütlerinin, yani yenilik, yaratıcılık, sonuç belirsizliği, sistematiklik ve tekrarlanabilirlik koşullarının metinde görünür kılınamamasıdır; hazır bir makineyi hatta entegre etmek veya bilinen bir yöntemi tekrarlamak ticari açıdan değerli olsa bile hakemin gözünde Ar-Ge sayılmaz.

TÜBİTAK 1501 ve 1507 programları arasında doğru program seçimi
Doğru program eşleşmesi, dosyanın değerlendirmeye güçlü başlamasını sağlar.

2. Yenilik iddiasını kanıtsız bırakmak

Yenilik bölümünde “ilk”, “benzersiz” ve “devrim niteliğinde” gibi sıfatları sıralayan dosyalar, hakemi ikna etmek yerine şüphesini artırır; oysa OECD’nin Oslo Manual rehberinin önerdiği yaklaşım, yeniliği mevcut durumla ölçülebilir biçimde karşılaştırmaktır. Avrupa Komisyonu’nun tanımladığı technology readiness levels ölçeği bu noktada güçlü bir araç sunar, çünkü projenin hangi olgunluk seviyesinden başlayıp hangi seviyeye ulaşacağını göstermek iddiayı somut bir zemine taşır. KLN Danışmanlık, yenilik iddialarını patent, literatür ve rakip ürün taramasıyla destekleyerek pazarlama dilinden teknik kanıta dönüştürür.

3. Ekip, altyapı ve iş paketleri arasındaki kopukluk

Hakemlerin en kolay fark ettiği zayıflık, iddialı hedeflerin altında bu hedefleri gerçekleştirecek deney düzeninin, insan kaynağının ve doğrulama yönteminin bulunmamasıdır; aynı mühendisin altı farklı iş paketinde yüksek oranlarda görevlendirildiği bir planı gören değerlendirici, takvimin gerçekçi olmadığı sonucuna ulaşır. TÜBİTAK projesi yazım rehberimizde ayrıntılandırdığımız gibi, her iş paketi bir önceki paketten öğrenileni kullanarak sonraki teknik kararı üretmelidir ve kurumsal altyapısını Ar-Ge ve Tasarım Merkezi danışmanlığı ile güçlendirmiş firmaların bu bölümde belirgin bir avantaj yakaladığını görüyoruz.

TÜBİTAK projesinde ekip, altyapı ve teşvik yönetimi
Teknik ekip, altyapı ve proje yönetimi aynı hikâyeyi anlatmalıdır.

4. Bütçenin teknik plandan bağımsız hazırlanması

Uluslararası hibe danışmanlarının sıkça vurguladığı padded budget sorunu, yani ihtiyaçla ilişkisi açıklanmayan şişirilmiş gider kalemleri, TÜBİTAK dosyalarında da ret gerekçeleri arasında öne çıkar; üretim kapasitesini artıracak bir makineyi Ar-Ge cihazı gibi göstermek veya proje metninde hiç geçmeyen bir hizmet alımını bütçeye eklemek, dosyanın bütünlüğüne olan güveni zedeler. Bu nedenle bütçe ve finansal planlama çalışmasının nakit akışı ve likidite yönetimi ile birlikte yürütülmesini öneriyoruz, çünkü destek ödemeleri harcamaların arkasından geldiği için firmanın projeyi kendi nakdiyle taşıyabilmesi gerekir. KLN Danışmanlık her personel ayını, malzemeyi ve cihazı belirli bir iş paketine bağlayarak savunulabilir bir mali kurgu oluşturur.

TÜBİTAK projesinde bütçe, fizibilite ve finansman planlaması
Bütçe; teknik ihtiyaç, satın alma takvimi ve nakit kapasitesiyle uyumlu olmalıdır.

5. Ticarileşme planının dayanaksız kalması

Teknik açıdan güçlü bir dosya, çıktının nasıl ekonomik değere dönüşeceğini açıklayamadığında değerlendirmenin üç ana boyutundan birini neredeyse boş bırakır; “dünya pazarına açılacağız” cümlesi yerine müşteri görüşmeleri, niyet mektupları ve gerçekçi satış senaryoları sunulmalı, bu senaryolar yeni yatırım ve büyüme projeleri için fizibilite mantığıyla sınanmalıdır. KLN Danışmanlık, pazar varsayımlarını finansal geri dönüş hesabıyla birlikte ele alarak ticarileşme bölümünü hakemin sorgulayabileceği somut verilere dayandırır.

Hatalar Nerede Birikiyor?

Aşağıdaki akış, bir fikrin başvuruya dönüşene kadar geçtiği aşamaları ve hataların en sık biriktiği noktaları gösterir; KLN Danışmanlık olarak hazırlık sürecini bu kırmızı noktalara göre geriye doğru planlıyoruz.

Teknik ihtiyaç→
Program eşleşmesi ⚠→
Teknik belirsizlik ⚠→
İş paketleri ve ekip→
Bütçe ⚠→
Ticarileşme→
PRODİS başvurusu

Birkaç benzer dosyadan derlediğimiz bir örnekte, otomasyon ekipmanı üreten bir KOBİ ilk başvurusunda iki yıllık geliştirme geçmişini ayrıntılı biçimde anlatmış, ancak proje süresince hangi soruya cevap arayacağını gösterememişti; ret yazısı geldiğinde ekip lideri bize “bu kadar emeğin görünmemesi” duygusunu anlattı ve bu duygunun ne kadar haklı olduğunu biliyorduk. Dosyayı geçmiş başarıların tanıtımından çıkarıp titreşim kaynaklı konumlama hatasının hangi kontrol yaklaşımıyla yüzde kaç azaltılacağı sorusuna odakladığımızda, iş paketleri, test planı ve bütçe kendiliğinden aynı yöne akmaya başladı ve ikinci başvuru destek kararıyla sonuçlandı. KLN Danışmanlık için bu deneyimin dersi açıktır: hakeme ne kadar çalıştığınızı değil, hangi belirsizliği hangi yöntemle çözeceğinizi göstermelisiniz.

Bir diğer kritik içgörü zamanlamayla ilgilidir; son günü metin yazımına ayıran firmalar, elektronik imza, yetkilendirme ve sistem onayı aşamalarında beklenmedik sorunlarla karşılaşır ve tutarlılık kontrolüne hiç zaman bırakmaz. Başvuru öncesinde Ar-Ge projesi yazmadan önce hazır olması gereken kritik veriler toplanmalı ve KLN Teşvik Robotu ile firmanın uygun olduğu destek programları önceden belirlenmelidir.

TÜBİTAK başvurusu öncesinde yönetimin sorması gereken stratejik sorular
Son kontrol, teknik hedeften ticarileşmeye kadar bütün zinciri kapsamalıdır.

Sonuç

TÜBİTAK projelerinin reddedilmesine yol açan hatalar çoğunlukla teknik yetersizlikten değil, doğru programın seçilmemesinden, teknik belirsizliğin görünür kılınmamasından, yeniliğin kanıtsız bırakılmasından ve bütçe ile iş planının birbirinden kopmasından kaynaklanır; bu hataların hepsi doğru sorularla ve yeterli hazırlık süresiyle önlenebilir niteliktedir. KLN Danışmanlık, mühendislik temelli ekibiyle teknik, mali ve ticari bölümleri aynı proje dili etrafında birleştirerek başvurunun yalnızca kabul edilmesini değil, onaydan sonra da uygulanabilir ve denetime hazır kalmasını hedefler. Ret yazısı almış ya da ilk başvurusunu planlayan her firma için önerimiz aynıdır: dosyayı yeniden yazmadan önce neden reddedildiğini dürüstçe analiz edin ve bu analizi KLN Danışmanlık uzmanlarıyla birlikte yaparak bir sonraki başvuruyu sağlam ayakları olan bir köprüye dönüştürün.

Yorum bırak

KLN Teşvik Robotu